Enflasyon Nedir? Kısaca Tanımı, Hesaplanması ve Enflasyon-Faiz İlişkisi

Fiyatlar genel düzeyinde ortaya çıkan sürekli artışa enflasyon denir. 

 

Daha açık bir ifadeyle enflasyon, birkaç mal ya da hizmetin fiyatında meydana gelen artış değil, bir ekonomide kullanılan mal ve hizmetlerin genelinden ortaya çıkan ve devamlılığı olan bir artıştır.

 

Enflasyonun en önemli sonucu, paranın satın alma gücünü düşürmesidir.

 

Yani enflasyon daha çok parayla daha az mal ve hizmet tüketilmesine yol açar. Basitçe bir bireyin geçen ay 500 liraya doldurduğu buzdolabını, aynı ürünleri almasına rağmen bu ay 600 liraya doldurması durumunu ifade eder. 

 

Bu bağlamda enflasyon, bir ekonominin genel gidişatını gösteren en önemli ekonomik göstergelerden biridir. Bir toplumun yaşam standardının yükselmesine veya düşmesine sebep olabilir. 

 

Enflasyonun hesaplanmasında iki farklı endeks kullanılır. Bunlar Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE)’dir. 

 

TÜFE, herkesi doğrudan ilgilendiren, medyada sıklıkla gündem olan ve gazete manşetlerine çıkan enflasyon olduğundan, “manşet enflasyon” olarak da bilinir. 

 

Enflasyonun belirlenmesinde piyasada alım satım konusu olan bütün mal ve hizmetler kullanılmaz. Çünkü bütün mal ve hizmetlerin fiyat değişimlerini izlemek imkansızdır. 

 

Bu nedenle, hane halklarının bütçelerinde en fazla yer eden mal ve hizmetlerden oluşan bir mal ve hizmet sepeti oluşturularak, bu mal ve hizmetlerdeki fiyat değişimleri incelenir. 

 

Bu sepette yer alan mal ve hizmetlerin belirlenebilmesi için bütün il merkezleri ve bazı ilçeleri kapsayan 10 bin üzerindeki haneye, “Hanehalkı Bütçe Anketi” olarak bilinen bir anket uygulanır. Bu anket sayesinde ülke insanının bütçesinde en fazla yer tutan 400’den fazla mal ve hizmet derlenir. 

 

Bu şekilde ortaya çıkan ve “TÜFE Endeksi” olarak adlandırılan mal ve hizmet sepetinin değeri bir önceki ayın değerinden fazla çıkmışsa, fiyatların genel olarak arttığı yani enflasyonun oluştuğu kabul edilir.

 

Yüzde 1 ile 3 arasında ortaya çıkan bir enflasyon oranı “Düşük Enflasyon” olarak adlandırılırken; yüzde 3 ile 8 arasındaki enflasyon “Orta Enflasyon”, yüzde 8 ile 20 arasındaki enflasyon ise “Yüksek Enflasyon” olarak nitelendirilir. 

 

Ayrıca enflasyon oranının yüzde 20 üzerine çıkması “Çok Yüksek Enflasyon” yüzde 50 üzerine çıkması ise “Hiper Enflasyon” olarak adlandırılır.  

 

Enflasyonun iki temel boyutu vardır.

 

İlk boyut arz boyutudur. Yani artan talep karşısında üretimin yetersiz kalmasıdır.  Temel nedeni, piyasadaki para arzının çeşitli devlet politikaları yoluyla (ücret artışları, vergi politikaları, devlet yatırımları vs.) artmış olmasıdır.

Yani bireylerin cebindeki para bir şekilde artmıştır ancak piyasada sunulan mal ve hizmet düzeyi bu para artışını karşılayacak düzeyi yakalayamamıştır.

 

Bu durumda kısa süre içerisinde mal ve hizmetlerin fiyatında da artış yaşanacak ve bireylerin cebine giren fazla paranın enflasyonu arttırmak dışında bir anlamı kalmayacaktır. 

 

İkinci boyut ise maliyet boyutudur. Üretim maliyetlerinin çeşitli nedenlerle (hammadde fiyatlarında yaşanan artış, ücret artışları, kur farkı kaynaklı artışlar vs.)  artmış olmasından ve artan maliyetin mal ve hizmet fiyatlarına yansıtılmasından kaynaklanır. 

 

Faiz ve enflasyon arasındaki ilişkiyi hangi boyutun baskın olduğu belirler. Örneğin bir enflasyon ortamında talep boyutu baskın olduğunda faiz ile enflasyon arasındaki ilişki ters yönlüdür. 

 

Yani faiz düşerse enflasyon artar. 

 

Çünkü bu durumda faizleri arttırarak, insanları tüketime değil tasarrufa yönlendirmek ve ekonomideki talebi azaltmak gerekir. Aksi halde faiz oranlarının düşük olması, tasarruf üzerinden elde edilecek geliri düşüreceğinden bireylerin harcama eğilimini artıracaktır. 

 

Bireylerin harcama eğiliminin artması kısa vadede ekonomide bir büyüme yaratsa da, beraberinde yüksek enflasyon riski getirerek, uzun vadede ekonomide bozucu etki yaratabilir ve “stagflasyon” olarak adlandırılan ekonomik durgunluk ve yüksek enflayon birlikteliğine yol açabilir. 

 

Enflasyonda maliyet boyutunun baskın olduğu yani üretim girdilerinin fiyatlarının arttığı bir ekonomide ise, faiz ve enflasyon arasında doğru ilişki bulunur. Yani faizin artması enflasyonu daha çok arttırır. Çünkü faizin kendisi de bir maliyet unsurudur.

 

Ancak belirtmek gerekir ki, faiz-enflasyon ilişkisi yukarıdaki teorik anlatılar kadar basit değildir.  Pratik düzeyde pek çok farklı boyut bu ilişkinin belirlenmesinde rol oynadığından daha karmaşık bir denge mevcuttur. 

 

Görüş ve önerileriniz için:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.