Atatürk Milliyetçiliği Nedir? Atatürk’ün Millet ve Milliyetçilik Anlayışı

Milliyetçilik, Atatürk Devrimleri bütünü içinde, devrime yön veren en temel ilkelerden biri olmuştur.

 

Atatürk, Osmanlı Devleti’nin son döneminde düşünsel anlamda gelişmeye başlayan milliyetçiliği, uygulama sahasına taşıyan isimdir. Bunun en büyük örneği, önderlik ettiği Milli Mücadele ve bu savaş sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

 

Milliyetçilik, düşmana karşı yürütülen milli mücadelenin temel ideolojisi olurken; Cumhuriyet de milliyetçilik temelinde çağdaş bir ulus devlet olarak inşa edilmiştir.

 

Atatük’ün kültürel içerikli, barışa dayalı, ırkçılık ve şovenizmden uzak olan milliyetçilik anlayışının şu temel özellikleri taşıdığını söyleyebiliriz:

 

  • Ulusal birlik, beraberlik ve bütünlüğü esas alır,
  • Saldırgan değil, barışçıdır.
  • Irkçılık ve şovenizme karşıdır.
  • Diğer ulusların haklarına saygılıdır.
  • Laik ve çağdaş düşünceye açıktır

 

Bu özellikleri daha ayrıntılı bir şekilde inceleyecek olursak;

 

Atatürk, milleti, manevi ögeleri ön plana çıkararak tanımlar. Atatürk’e göre, “zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan, beraber yaşamak hususunda ortak arzu ve kabulde samimi olan ve sahip olunan mirasın korunması hususunda iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden meydana gelen topluluğa” millet denir.  

 

Atatürk’ün “dini, mezhebi, dili ne olursa olsun kendini Türk olarak gören ve Türk gibi yaşayan herkes Türk’tür”, demesi Atatürk milliyetçiliğinin kültürel ortaklığa dayalı ve birleştirici olduğunu göstermektedir. Bu anlamda Atatürk milliyetçiliğinde temel şart, milli birlik ve beraberlik, ortak kültür, ortak duygu ve ortak düşüncedir.

 

Atatürk’ün birçok söylev ve demecinde kullandığı Türk ifadesi, ırkla ilgili bir kavram değil hukuksal ve coğrafi bir tanımlamadır. Çünkü Atatürk e göre “Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde yaşayan ve kendini Türk olarak gören herkes Türk’tür.”

 

Atatürk Milliyetçiliği, 1924 Anayasası’nın 88. Maddesinde şu şekilde somutlaştırılmıştır:

 

“Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) itlak olunur.”

 

Bütün milletlerin yaşama hakkına saygı gösteren Atatürk, Milliyetçilik anlayışının barışçılığa dayandığı ve yayılmacılığı reddettiğini şu sözlerle ifade etmiştir:

 “Bize milliyetçi derler, fakat biz öyle bir milliyetçiyiz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve rüya yet ederiz.”

Son olarak Atatürk Milliyetçiliği, dine dayalı ve ümmetçi bir toplum yapısından, modern bir ulus aşamasına geçişi sağlaması nedeniyle Türk modernleşme süreci açısından oldukça önemlidir.

 

Böylece dönemin en ileri devlet modeli olan ulus devlet organizasyonu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Eğitim, kültür, dil ve tarih gibi birçok konu, milliyetçi temelde ele alınmış ve yürütülmüştür.

Bu makale işinize yaradı mı?
[Total: 2 Average: 5]